Kilometresi Düşürülmüş Araç Satın Alan Kişilerin Hakları I AV. SERHAT OKUMUŞ Yazdı

0
649

Son zamanlarda 2. El araç piyasasında, araç değerlerini olduğundan daha fazla göstermek amacıyla araç üzerinde bir takım hileler yapılmaktadır. Söz konusu hileli eylemler sonucunda araçta değer artışı görülecek ve bu hileli eylemler sonucunda araç, ayıplı mal statüsüne girecektir.

Ayıplı mal, satılanın, hasarın alıcıya geçtiği anda alıcıya bildirdikleri nitelikleri taşımaması veya satılandan beklenen yararları azaltan ya da kaldıran eksikliklerin bulunmasıdır. Ayıp, açıkça görülüyor ve basit bir inceleme ile hemen anlaşılabiliyorsa bu ayıp, açık ayıptır. Tüketici açık ayıbı fark ettiği andan itibaren 30 gün içinde Satıcıya ayıbı ihbar etmesi gereklidir. Ancak ayıp ihbar süresi, her halde  malın alıcıya tesliminden itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani bu süre geçtikten sonra satıcıya yapılacak ayıp ihbarı hiçbir anlam ifade etmeyecek, satıcı malın ayıplı olmasından sorumlu tutulamayacaktır.

Ancak bazı ayıplar vardır ki hemen farkedilmez, malın tesliminden sonra veya malın kullanılması ile ortaya çıkar. İşte bu tür ayıplar Gizli Ayıp olarak nitelendirilir.

Yakın çevrenizden veya medyadan araçların kilometreleriyle oynandığını duymuşsunuzdur. Son zamanlarda ise bu tür vakalar artış göstermiştir. Kilometresi düşürülmüş araçlar, gizli ayıplı maldır. Çünkü alıcı, aracın kilometresini ilk olarak araç gösterge panelinde yazan sayı olarak bilmektedir ve buna güvenerek araç bedelini ödeyip aracı satın almaktadır. Tüketiciler genellikle aracın kilometresiyle oynandığını aracın yapılması gereken muayenesi sırasında öğrenmektedir. Tüketici ayıplı malı kullanmak zorunda değildir. Aracının gizli ayıplı olduğunu öğrenen tüketicinin, bu aşamadan itibaren satıcıya karşı ileri sürebileceği bazı seçimlik hakları vardır. Bu haklar, 6502 sayılı Tüketicinin  Korunması Hakkında Kanun m.11de belirtilmiştir. Buna göre tüketicinin, 1. Malı iadeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2. Malın ayıpsız yenisi ile değişimini talep etme, 3. Ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etme, 4. Aşırı masraf gerektirmiyorsa ayıplı malın ücretsiz onarımının yapılmasını isteme şeklinde 4 adet seçimlik hakkı bulunmaktadır. Tüketicinin bu haklardan istediğini seçmesinin önünde herhangi bir engel yoktur. Ancak tüketicinin bu hakları kullanabilmesi için araçtaki KM düşümünün, yani gizli ayıbı satıcıya derhal bildirme yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir. Belirtmek gerekir ki Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda gizli ayıbın satıcıya bildirilme süresi öngörülmemiştir ancak “derhal”den anlamamız gereken süre,  tüketici tarafından ayıbın farkedildiği andır.

Hukukumuzda kural olarak ayıp ihbarı şekle bağlı değildir. Satıcıya karşı “derhal” dava açılması da ayıp ihbarı olarak değerlendirilir.

Satıcı, söz konusu KM düşümünden haberdar olmadığını, kendisinin de mağdur olduğunu iddia etse de ayıplı maldan sorumluluktan kurtulamayacaktır.

Türk Borçlar Kanunu m.219/1 “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.”,

TBK m.219/2  “Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”

Yargıtay 13. HD 2015/40748 E., 2017/6751 K. “Kilometresi ile oynanmış aracı satan satıcı, bu ayıbı bilmese de ayıptan sorumludur”. Şeklindeki madde hükümleri ve Yargıtay Kararı satıcının ayıplardan haberdar olmamasının, satıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı yönündedir.

Tüketici, ayıplı maldan dolayı mağdur olduğundan, ceza yargılamasının başlatılması için Cumhuriyet Başsavcılığında satıcı hakkında suç duyurusunda da bulunabilecektir.

Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan Davayı Açarken Görevli Mahkeme ve Yetkili Mahkeme

Alıcı taraf, ayıplı aracı bir Galericiden veya bu işi meslek edinenlerden almışsa bu ilişkide tüketici konumunda olduğundan dolayı açacağı davada görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesidir.

Alıcı taraf, aracı ticari amaçla almışsa Ticaret Mahkemesi görevlidir.

Alıcı taraf ve satıcı taraf tüketici konumunda ise yani her iki taraf da ticari kar amacıyla hareket etmemişse Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olacaktır.

Yetkili mahkeme ise Araç Satış Sözleşmesinin düzenlendiği yer Mahkemesi veya Tüketicinin yerleşim yeri Mahkemesi olacaktır.

Bu tür davaların bir Avukat ile takip edilmesi, tüketicinin hak kaybına uğramaması açısından önem arz eder.