Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kollarından Basın Açıklaması

0
186

Cumhuriyet Halk Partisi Silivri İlçe Başkanlığı Kadın Kolları Genel Merkezi 81 il ve tüm ilçelerde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla, kadın ve çocuk hakları açısından 2020 yılını değerlendirme bildirisinde şu ifadelere yer verdiler.

HÜKÜMETİN ‘’2020 CİNSİYET EŞİTLİĞİ’’ KARNESİ
Ocak ayında;
-27 kadın cinayeti ve 7 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
-Yıldız Teknik Üniversitesi profesörü Bedri Gender, Elazığ depremin gerekçesinin çocuk yaşta
evlendirmenin yasaklanması olduğunu açıkladı. İlgili kişi hakkında üniversite tarafından inceleme
başlatıldı.
-“Deve sidiği şifalıdır” şeklinde garip açıklamalar yapan Yalova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan
Doç. Dr. Ebubekir Sifil, bu defa da erkeğin birden fazla eşinin olabileceğini söyledi, bunun meşru
olduğunu iddia etti.
-Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, üniversiteler ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından desteklenen bir
bilim projesinin afişinde “erkek öğrencilere yöneliktir” yazdı ve kız öğrencileri yok saydı.
-Düzce Kaynaşlı Belediye Başkanı Birol Şahin, Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı hakkında kadın
düşmanı açıklamalar listesine bir yenisini ekledi ve kadın sporcuların kendini teşhir ettiğini iddia etti ve
“Dünya şampiyonu olsan ne yazar. Dinimize göre kadınlar kendi aralarında spor yapabilirler, erkekler
huzurunda açık saçık olarak değil” dedi.
-Dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen Las Tesis eyleminde kadınlara karşı şiddet uygulanan “tek”
ülkenin Cumhurbaşkanı, başka ülkelerdeki polisler hakkında “coplarla bayanları dövüyorlar, bunları
ekranlardan izledik. Türk polisi yapsa dünyayı ayağa kaldırırlar” dedi.
Şubat ayında;
-22 kadın cinayeti ve 12 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
-Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sözde kadına şiddetle mücadele kapsamında kurduğu aile ve dini rehberlik
bürolarına başvuran kadınlara, akla ziyan tavsiyelerde bulunduğu ortaya çıktı. Basındaki habere göre;
görevli kişi, şiddet nedeniyle boşanmak isteyen bir kadına “Dayanılmaz hale geldiyse, büyüklerinizle
istişare edin. Biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın” diyor. Şiddete maruz kalındığında
ise polisi aramak yerine “Uygun dille sebebini sorun. Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak
çözebilirsiniz.” önerisinde bulunuyor. “Şiddet gördüğümde ne yapmam gerekir?” diye soran kadına ise
“Vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. Odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı
örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. Konuşmanın sonunda ‘Peki,
polisi aramak gerekir mi?’ diye sorulduğunda ise telefondaki kişi “Yok, bu tür şeyleri çözersiniz inşallah.
Allah’a emanet olun…” diyor.
-Adalet Bakanlığı’nın ikinci yargı paketi çalışmasına göre, aile uyuşmazlıklarına da zorunlu arabuluculuk
getirilmesi hedefleniyor. Boşanmalarda şiddet varsa arabuluculuk olmaması gerektiği halde,
‘’mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi’’ gerekçe olarak sunuluyor.
-TÜİK’in bu ay açıkladığı rapora göre; son 1 sene içinde evlilik oranı azalırken, boşanma oranları arttı.
Geçen sene öldürülen 474 kadından 114’ü boşanmak veya ayrılmak gibi kendi hayatlarına dair karar
almak isterken öldürüldü.
Mart ayında;
-29 kadın cinayeti ve 9 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
-Covid-19 salgını ile birlikte karantina önlemleri ile başlayan eve kapanma uygulamaları, birçok sorunu
beraberinde getirdi. Kadınların iş yükü daha da arttı.
-Televizyonda yayınlanan bir programda konuşan İlahiyatçı Ali Rıza Demircan, korona virüsün
nedeninin “evlilik dışı ilişki ve eşcinsellik” olduğunu iddia etti.
-Korona virüs salgını nedeniyle başlayan uzaktan eğitim programında çocuklara Adnan Menderes’in
idam sahnesi detaylı şekilde izletildi, yayınlanan görüntüler kamuoyu tarafından büyük tepki çekti.
Tepkilerin ardından açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ise, görüntülerin ‘denetleme ihtiyacı
duymadığı’ bir ekip tarafından hazırlandığını ifade etti.
-TRT EBA TV yayınlarındaki kadın öğretmenler, kıyafetleri bahane edilerek, kadın düşmanı
tartışmalarının hedefi haline geldi. Yine EBA TV’de öğrencilere cinsiyetçi bir eğitim verildi. Videoya göre
“masayı hazırlama” ve “ütü yapma” gibi ev işleri, erkek seslendirmesiyle komut olarak veriliyor ve kadın
oyuncu tarafından bu işler yerine getiriliyor.
-Düşünce kuruluşu Freedom House’un hazırladığı “Dünyada Özgürlükler 2020” raporuna göre; Türkiye
son 10 yılda dünya genelinde özgürlüklerin en çok gerilediği ikinci ülke oldu.
Nisan ayında;
-20 kadın cinayeti ve 20 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
-Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdür Yardımcısı Nail Noğay, “Çocuklarım aç,
nasıl evde kalayım” diyen kadına düşmanca bir tutum sergileyerek “Geber” cevabını verdi.
Kamuoyunun tepkisi sonrasında görevden alındı.
-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, camide yaptığı bir konuşmasında homofobik ve cinsiyetçi ifadeler
kullandı. Erbaş tarafından yayımlanan “Ramazan Günlükleri” isimli kitapta da üniversite gençleri özel
hayatlarıyla ilgili konularda hedef gösterildi.
-Diyanet’in açıklamasının ardından Almanya’da yaşayan Metin Çakır isminde bir tıp doktoru, eşcinselliği
hastalık olarak nitelendirdi. Tepkilerin ardından hastane, doktoru görevden aldığını belirtti.
Mayıs ayında;

  • 21 kadın cinayeti ve 18 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
  • Gazi Üniversitesi Dekanı Orhan Acar, çevrimiçi eğitim sırasında kamera ve mikrofonunun kapalı
    olduğunu zannedip “çaktırma kızların resimlerini de görüyoruz” dedi. Gazi Üniversitesi, dekan hakkında
    soruşturma başlatınca, Orhan Acar görevinden istifa etti.
    -AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hamdullah Arvas, Muğla’da katledilen Zeynep
    Şenpınar’ın ardından kadın düşmanı bir açıklamada bulundu. Kadın cinayetlerini meşrulaştırmaya
    çalışarak “Hikaye aynı, özgürlük düşkünü bir kadın ve gayrimeşru yaşantısı içinde geçen bir ölüm
    hikayesi” dedi. Aynı akşam binlerce kadın sosyal medyada ona gereken cevap verdi.
    -Diyanet İşleri Başkanlığı çevrimiçi olarak yayımladığı “Aile Hayatımız” isimli bir dokümanda, kadınlarla
    erkeklerin birlikte dans etmemelerini, el ele halay çekmemelerini, horona durmamalarını öğütledi ve
    bunların İslam’a aykırı olduğunu iddia etti.
    Haziran ayında;
    -27 kadın cinayeti ve 23 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
    -Bir kadın, evli olduğu erkeğin şiddetinden kaçarak başvurduğu karakolun yönlendirdiği sığınma evine
    yerleşti. Aynı karakolda görevli olan ve evli olduğu erkeğin arkadaşı olan polis memuru, şiddet
    uygulayıcısı erkeğe sığınma evinin adresini verdi.
    -Cumhurbaşkanı Erdoğan Onur Ayı hakkında yaptığı bir açıklamada, toplumsal cinsiyet eşitliği için
    mücadele eden kişilere ithafen “Bu tür marjinal akımları destekleyenler bizim gözümüzde aynı
    sapkınlığın ortaklarıdır” dedi.
    Temmuz ayında;
    -36 kadın cinayeti ve 11 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
    -Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi aleyhine birçok açıklama yapıldı.
    AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü
    yerine getirerek sözleşmeden çıkılır” dedi.
    AKP Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, “Kadın erkek eşitliği koca bir tantanadır. İstanbul Sözleşmesi,
    başka toplumsal sıkıntıların kapısını araladı” dedi.
    Eski AKP milletvekili Yasin Aktay, ‘’Bu sözleşmenin etkinliği arttıkça, kadına yönelik şiddette de bir artış
    olduğunu görebiliyoruz” dedi.
    Ağustos ayında;
    -27 kadın cinayeti işlendi ve 23 kadın şüpheli şekilde öldü.
    -Spiker Melih Şendil, “Futbol o kadar ataerkil bir oyun ki, mesela kadınlara voleybol oynamak çok
    yakışıyor ama şahsen benim düşüncem kadınlar futbolda olmamalı. Basketbol da bence erkek oyunu”
    ifadelerini kullandı. Tepkiler sonrası özür diledi.
    -Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Aile Eğitim Programı için hazırladığı “Aile ve Evlilik
    Hayatı” belgesinde, “Günümüzde çiftler aşk duygusunu çabucak tüketmekte ve aşkın bitmesini
    boşanma sebebi olarak görmektedirler” ifadeleri kullanıldı.
    Eylül ayında;
    -16 kadın cinayeti ve 20 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
    -Sakarya’nın Akyazı ilçesi’nde bulunan dergâhta çocuk istismarı olayı ortaya çıktı. Tutuklanan Uşşaki
    tarikatı lideri Fatih Nurullah’ın, her şeyi itiraf ettiği ses kaydı bulundu. Nurallah, olayın büyütülmemesi
    için çocuğun babasına 70 bin lira vermeyi teklif etti. Baba şikâyetten vazgeçmeyince, müritler
    tarafından sert bir şekilde darp edildi.
    Ekim ayında;
    -21 kadın cinayeti ve 8 şüpheli kadın ölümü gerçekleştirdi.

-GATA’nın Başhekim Yardımcısı Ali Edizer, Medeni Kanun’u hedef alarak erkeklere “ikinci eş almayı”
önerdi. Gelen tepkiler üzerine, Edizer görevinden alındı.
-Resmi Gazete’de yayımlanan 2021 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda sadece kadınlara yönelik
açılması planlanan bir “kadın üniversitesi” projesi yer aldı.
Kasım ayında;
-29 kadın cinayeti ve 10 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
-Bütçe tartışmaları gündemi kaplarken bütçenin genelinin halka ait olmadığı, kadın ve çocuklar
açısından ise hiçbir önlem alınmadığı görüldü. Bütçe görüşmelerinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı’nın katipliğini, adı Nadira Kadirova’nın şüpheli ölümüyle anılan Şirin Ünal yaptı. Kadın
dernekleri buna büyük tepki gösterdi.
-SMA hastası çocukların aileleri, Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek için Ankara’ya geldiler. Aileler
bakanlığa dahi yaklaştırılmadı. Güvenlik güçleri; “Demagoji yapmayın. Burada konuşmakla bir şey
olmaz” dedi.
-Türkiye İzmir depremini konuşurken, AKP Genel Başkanı Erdoğan ‘3 çocuk temennisinde’ bulundu;
“Her fırsatta söylediğim 3 çocuk temennisi hayati öneme sahiptir” dedi.
Aralık ayında;
-15 kadın cinayeti ve 1 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
-Pandemi nedeniyle zorunlu olarak kısa çalışma ödeneğinden faydalanan hamile işçiler, eğer yasada
değişiklik yapılmazsa, 90 prim gününü dolduramadıkları için analık ödeneğinden yararlanamayacaklar.
-Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) 2020 Asgari Ücret Raporu’nu
açıkladı. Rapora göre kadınların yarısı asgari ücret ya da bu ücretin altında çalışıyor. Özel sektörde ise
her dört kadından üçü asgari ücret civarında ve altında ücret alıyor.
-Uşak’ta kadınlara yapılan çıplak arama, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemindeydi. AKP Grup
Başkanvekili Özlem Zengin, Türkiye’de çıplak aramaların olmadığını ve Meclis’in terörize edildiğini
söyledi. Buna karşın birçok kadın görüntülü ve sözlü beyanda bulunarak çıplak aramaya maruz kaldığını
belirtti.
-Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Sofuoğlu, “üniversiteler fuhuş yuvası” dedi. Kadınların ve
kamuoyunun büyük tepkisine yol açan bu açıklama sonrasında, Savcılık Sofuoğlu hakkında resen
soruşturma başlattı.
-“Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi” değişikliği
yasalaştı. Kanun’a göre; terörle mücadele kapsamında soruşturma açılan dernek yöneticileri, İçişleri
Bakanlığınca görevden alınabilir, dernek faaliyetleri durdurulabilir ve uzaklaştırılan kişiler yerine
kayyum atanabilir. Düzenleme, yardım toplama şartlarına aykırı faaliyetler için oldukça yüklü miktarda
idari para cezaları öngörüyor.
-Ve dün bir günde üç kadın katledildi. Rakamlardan değil, insan hayatından bahsediyoruz.
Değerli basın mensupları,
Pandemiyle mücadele edilen 2020 yılı, kadınlar açısından çok daha zor bir yıl oldu. En az 297 kadın
katledildi, 161 kadın da şüpheli şekilde öldü. Aldıkları göstermelik cezalarla adeta sırtları sıvazlanan
katiller, can almaya devam etti. Kadınlar, en çok ateşli silahlarla, evlerinde ve sokak ortasında
öldürüldü. Ölüm, kadınlara hep en yakınlarından geldi. Kadını her defasında eve hapseden, itaat
etmeye zorlayan zihniyet, katillerini de üretti.
Kadınların ve çocukların hayatlarını tek tipleştirmeye çalışan bu zihniyetle, ilk önce biz kadınlar
hesaplaşacağız, çünkü asla ödün vermeyeceğimiz haklarımız var! Her gün yaşam çığlığını büyüten ve
örgütlü gücüyle yeniden ayağa kalkan kadın mücadelesi var! Tercihimiz eşit, özgür, demokratik, adil
bir yaşamdan yana…
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; Türkiye’nin her bir köşesinde örgütleniyoruz. Hızla artan
kadın üyelerimizle, her geçen gün sesimizi çoğaltıyoruz. Şiddet gören, yalnızlaştırılan kadın ve
çocuklara YaşamHak destek hattımızla ulaşıyoruz. Onlara “Yalnız değilsin biz varız” diyoruz. Kadın
dernekleriyle kenetlenerek, örgütlü mücadelemizi büyütüyoruz. 2021 yılında, dipten gelen bir
dalgayla kadınların, ülkemizin kaderini değiştireceğine inanıyor, hepinizi en içten dileklerimizle
selamlıyoruz.