TÜRK VE YUNAN HALKLARI NEDEN DİĞER KOMŞU ÜLKE HALKLARINA GÖRE BİRBİRLERİNE DAHA ÇOK BENZİYORLAR?

0
963

Yunanistan’ı ilk defa 2001 yılında ziyaret ettim. 2001 yılından itibaren de hemen hemen her yıl Yunanistan’a gittim. Bazı yıllar ise Yunanistan’a birden fazla seyahatlerim oldu. Yunanca biliyor olmam nedeniyle burada çok sayıda Yunanlı arkadaş ve dost edindim. Yunanistan seyahatleri sırasında beni seven ve bana yakınlık duyan bazı Yunanlı aileler beni ve eşimi evlerinde misafir ettiler. Bu seyahatler ve ziyaretler sırasında Yunanlı ailelerin yapısını, yaşam tarzlarını, yemek ve müzik kültürlerini, Yunanlıların Türklere ve Türkiye’ye olan bakışlarını ve düşüncelerini, Yunan halkının Türk halkı ile olan benzerliklerini yakınen görme ve gözlemleme fırsatı buldum.


Gözlemlerime göre Türk halkı ile Yunan halkı arasındaki benzerlikleri aşağıda 13 başlık altında sıralayabilirim:

  • Yemek kültürü
  • Rakı – Ouzo – Meze kültürü
  • Müzik kültürü
  • Halk oyunları kültürü (zeybek-sirtaki-horon)
  • Taverna kültürü
  • Kahvehane kültürü
  • Misafirperverlik
  • Televizyon dizilerine olan ilgi
  • Bağırarak ve el kol hareketleriyle konuşma
  • Restoranda birlikte yenen yemek sonrası hesabı ben ödeyeceğim kavgası
  • Konuşurken araya küfür sıkıştırmak
  • Yaklaşık 6000 Türkçe ve Yunanca ortak kelimenin bulunması ve
  • Türklerin Yunanca ve Yunanlıların da Türkçe öğrenme isteği.

Yunanistan’a ilk defa giden Türk turistler, Yunanlıların Türklerle olan bu benzerliklerini gördüklerinde şaşkınlık yaşamaktadır. Bunun sebeplerini şöyle açıklayabilirim.
Mübadelede her iki ülkeden göç eden mübadillerin gittikleri ülkenin toplumu üzerinde etkileri olmuştur. Türkiye’den Yunanistan’a göç eden yaklaşık 1,5 milyon Rum nüfusu o dönemde yaklaşık 4 – 4,5 milyon nüfusa sahip olan Yunanistan toplumu üzerinde çok daha fazla sosyal ve kültürel etki yapmıştır.


Yunanistan’ a göç eden Rumların önemli bir bölümü Rumca bilmiyordu ve yalnızca Türkçe konuşabiliyorlardı. Rumlar asırlardır Anadolu topraklarında Türklerle beraber yanyana ve içiçe Osmanlı- Türk örf, adet, kültür ve geleneklerine göre yaşadıkları için Yunanistan’a giderken beraberlerinde kendi kültürlerini (yemek, mutfak, düğün, kıyafet v.s.), yaşam tarzlarını, müzik ve eğlence kültürlerini, pişirme ve ziraat teknikleri ile mesleki becerilerini de götürmüşlerdir. Yunanistan’da bu kültür ve gelenekleri ile yaşamaya devam ettiler ve mübadillerin önemli bir bölümü halen böyle yaşamaya devam ediyorlar. Kurdukları dernekler vasıtasıyla da bu kültür ve geleneklerini korumaya ve yaşatmaya özen gösteriyorlar.

Yunanistan’da bir kahvehane

Batı Anadolu’dan Yunanistan’a göç eden Rumların söyledikleri Rembetiko (Ρεμπέτικο) müziği, ki bu müzik mübadelenin ardından bireyin kadercilik ve acı kültürünü simgelediği bir halk müziği haline gelmiştir. Darbelerde yasaklanmış, fakat tavernalarda terk edilmemiş ve en nihayetinde Yunan müzik kültüründe ulusal bir yer edinmiştir.


Karadeniz Bölgesinden göç eden Pontuslu Rumların ise kemençe müziği ve kemençe eşliğinde oynanan horon oyunları Yunan toplumu üzerinde etki yapmış ve bu müzikler bütün toplum tarafından benimsenmiştir. Yunanistan’a yaptığım ziyaretler sırasında düzenlenen festival ve etkinliklerde bu etkileşimi yakınen gördüm ve etkilendim.

Yine giden Rum mübadillerin etkisi ile Yunanistan’ da yapılan birçok ev yemeklerinin isimleri Türkçe isimler taşımaktadır. Musakka, dolma, baklava, cacık, imam bayıldı v.s.

Yemekler-içkiler-mezeler
Yemekler-içkiler-mezeler

1999-2003 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi, Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Bölümünde öğretim üyeliği de yapan Herkül Millas’ın yaptığı araştırmaya göre, Türkçe- Yunanca ortak kelime sayısının yaklaşık 6 bin civarında olduğu belirlenmiştir. Sayısı yaklaşık 6 bin olan bu Türkçe-Yunanca ortak kelimelerin önemli bir bölümünün Anadolu’dan Yunanistan’a mübadele ile giden Türkçe konuşan Rumlar ile 1955 ve 1974 yıllarında kitlesel olarak Türkiye’yi terketmek zorunda kalan ve hem Rumca ve hem Türkçe konuşan İstanbul Rumlarının etkisiyle olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle bugün Atina ve Selanik caddelerinde gezdiğinizde mutlaka Türkçe konuşan bir Yunanlıya rastlarsınız.

Ayrıca, Yunanistan’ın 400 yıl kadar Osmanlı egemenliği altında kalması da Yunan toplumu üzerindeki sosyal ve kültürel etkileşimi olmuştur.


Aycan Yılmaz
aycanyilmaz1949@gmail.com

Yorumlar

Yorum