Köşe Yazısı | Dirilen Şehit : “ÇALIK HÜSEYİN”

0
333

Birinci Dünya Savaşı sırasında esir düşen 200 binden fazla Türk askeri, yıllarca vatanlarına ve ailelerine hasret kalarak binlerce kilometre uzaklıktaki esir kamplarından tutuldu. 

Sibirya’dan Myanmar’a, Korsika Adası’ndan Kanada’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada esaret altında kalan askerler, geride yürek burkan öyküler bıraktı. 

Esir düşen askerlerin izini süren genç belgeselci Cem Fakir, yurt içi ve yurt dışında 180 binden fazla kilometre yol katederek bu öyküleri, “Esaret Günlüğü” adı altında belgeselleştirdi.  

Esir düşen askerlerin binlercesi hayatını kaybederken, 200 binden fazla asker de esir düştü. 10 yıl boyunca bu askerlerin izini süren belgeselci Cem Fakir, 2011 yılının Mart ayında Çanakkale’de start verdiği belgeseli için Mısır, Hindistan, Myanmar, Rusya, Azerbaycan, Fransa, İngiltere, Malta, Yunanistan, KKTC, Romanya, İsrail, Suriye, Ukrayna ve Kanada’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı dolaştı. 

Belgesel için Genelkurmay ile Kızılhaç ve Kızılay arşivlerinden yararlanılırken, İngiltere, Rusya ve Fransa arşivlerinde bulunan daha önce hiç yayınlanmamış görüntüler de kullanıldı. 

Fransızlar, büyük bölümünü Çanakkale kara muharebelerinde aldıkları 2 bin civarında esiri, gemilerle Korsika Adası’nda ve Güney Fransa’da kurdukları kamplara götürdüler.

DİRİLEN ŞEHİT: ÇALIK HÜSEYİN
      
Belgeselde yer alan esir öykülerinden biri de Çalık Hüseyin’e ait. Çanakkale Savaşı sırasında 1915 yılında Fransızlara esir düşen yüzlerce Türk askerinden biri de İzmir’in Tire ilçesi, Kireli Köyü’nden Çalık Hüseyin. Çalık Hüseyin Fransa’daki esaret günlerinde, evli ama eşinden ayrı yaşayan Bernadette adlı bir Fransız kadına tutuldu ve bu kadından bir de çocuğu oldu. Çevresinin tepkisinden çekinen Bernadette, çocuğu resmen evli gözüktüğü kişinin nüfusuna kaydettirdi ve ismine “Hüseyin” eklemeyi de ihmal etmedi. Çalık Hüseyin,  7 yıldan fazla süren esareti sona erdikten sonra 1920’li yıllarda Fransa’da çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Seyyar satıcılık, demiryollarında ve tarlalarda işçilik yaptı ve yokluklar içinde yaşamını sürdürmeye çalıştı. Uzun yıllar Fransa’da yaşayan Çalık Hüseyin, ömrünün son dönemlerinde, Türkiye’ye dönmeye çalıştı. Vatan toprağında ölmek isteyen Çalık Hüseyin, bürokratik nedenlerle bir yabancı gibi oturma izni almak zorunda kaldı. Çünkü, Çalık Hüseyin Çanakkale Savaşı sırasında  Fransızlara esir düştüğü için götürüldüğü Fransa’dan memleketine dönemedi ve askerlik şubesinde künyesine şehit; nüfus dairesinde ise kütüğüne ölü yazıldı. 1953 yılında eşi ile birlikte Türkiye’ye geldi ve bir kaç ay köyünde akrabalarının yanında kaldı. Çalık Hüseyin, daha sonra geri döndüğü Fransa’da, 1955 yılında hayatını kaybetti.

Çalık Hüseyin Türkiye’ye geldiğinde o dönemde “Dirilen Şehit”başlığıyla basında haber bile oldu. AYDABİR dergisinde 17 Kasım 1953’de yayınlanan Çalık Hüseyin ile ilgili haberde, Dergi bu haberi okuyucularına  “DİRİLEN ŞEHİT: KIRK SENE SONRA YİRMİ SEKİZ YAŞINDA BİR FRANSIZ DİLBERİYLE KÖYÜNE DÖNDÜ” başlığı ile duyurdu.  AYDABİR dergisinde yayınlanan “Dirilen Şehit” başlıklı röportajın fotoğraflı kupürü aşağıdadır.

Çalık Hüseyin’in torununun oğlu olan ve Fransa’nın kuzeyindeki Lille şehrinde yaşayan tarih öğretmeni Vincent Hüseyin Pietererans, 1994 yılında büyük dedesinin doğup büyüdüğü Tire’nin Kireli köyündeki akrabalarına ulaşmayı başarmış. Büyük dedesi ile ilgili olarak, şunları anlatıyor: “Tire’den Çanakkale’ye savaşmaya gelmiş ve esir düşmüş. Devamlı nargile çekermiş ve bir seccadesi varmış…”

Aycan Yılmaz

Fotoğraflar:

1- Birinci fotoğraf “Çalık Hüseyin”

2- İkinci fotoğraf “Çalık Hüseyin ve oğlu”

3- Üçüncü fotoğraf “AYDABİR dergisinde 17 Kasım 1953’de yayınlanan “Dirilen Şehit” başlıklı röportajın fotoğraflı kupürü”

4- Dördüncü fotoğraf “Çalık Hüseyin’in torununun oğlu Vincent Pietererans”.

Yorumlar

Yorum