USD 46,1409 %0,03
EURO 53,3518 %0,11
GRAM ALTIN 6.099,29 %-3,48
Hava Durumu İSTANBUL 20,8° Az Bulutlu
Köşe Yazıları Faysal BULUT Faysal Bulut Yazdı I Keşan Başardı, Danamandıra ve Çanta Neyi Bekliyor?
Faysal BULUT
Faysal BULUT

Faysal Bulut Yazdı I Keşan Başardı, Danamandıra ve Çanta Neyi Bekliyor?

Keşan başardı, Danamandıra ve Çanta neden başarmasın? Taş ocakları, çimento santrali tehdidi ve çevre mücadelesi üzerine dikkat çeken bir değerlendirme.

Faysal Bulut Yazdı I Keşan Başardı, Danamandıra ve Çanta Neyi Bekliyor?

Geçtiğimiz günlerde Edirne'nin Keşan ilçesine bağlı Karlıköy ve Yeşilköy'den çevre mücadelesi adına önemli bir haber geldi. Köylüler, bölgelerinde yapılması planlanan maden ve taş ocağı projelerine karşı yıllardır sürdürdükleri mücadelede önemli bir kazanım elde etti. İmza kampanyaları düzenlediler, kamuoyu oluşturdular, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket ettiler, hukuki süreçleri takip ettiler ve sonuç aldılar.

Bu haber yalnızca Keşan'ın değil, Trakya'nın dört bir yanındaki çevre mücadeleleri için önemli bir örnektir.

Peki aynı soru bugün Danamandıra ve Çanta için sorulamaz mı? Yıllardır taş ocaklarıyla gündeme gelen, tarım ve orman alanlarının zarar gördüğüne ilişkin tartışmaların sürdüğü, hukuki süreçlerin devam ettiği Danamandıra'da, Çimento santrali tehlikesi, trafik yoğunluğu, tarımsal ve canlı çeşitliliği risk tehlikesi,sosyal gerilimin yaşanma durumu yüksek olacak olan Çanta’da  benzer bir toplumsal örgütlenme ve mücadele modeli neden ortaya konulamasın?

Burada öncelikle şu gerçeği kabul etmek gerekir:

Hiçbir köyü, hiçbir doğal alanı, hiçbir yaşam alanını dışarıdan gelen insanlar tek başına kurtaramaz. Siyasiler destek verebilir. Sivil toplum kuruluşları destek verebilir. Gazeteciler kamuoyu oluşturabilir. Akademisyenler bilimsel görüş sunabilir. Ancak mücadeleyi sahiplenmesi gereken ilk kesim o bölgede yaşayan insanlardır. Nitekim ilçedeki çevre gönüllülerinin, kültürel mirasçıların, bu işlere destek veren STK’ların, bahsi geçen bu destekleri yoğun bir şekilde yaptığını ve yapmaya devam ettiği basından gördüğünüz üzere malumunuzdur.

Dün Burak Mumcu’nun “Danamandıra Konuşulmadan Çevre Günü Kutlanabilir mi?” yazısında da belirttiği gibi 5 Haziran Dünya Çevre Günü bu mücadeleler için biçilmiş kaftandı. Protokolün, basının, stkların, yazarların, yayınevlerinin, vatandaşların sahilde bulunması Danamandıra Çevre Koruma Derneği ve köy halkı için büyük şanstı. Aynı şekilde 8 Haziran’da yapılan Marmara Denizi etkinlilği de büyük fırsattı ancak değerlendirilemedi.

Karlıköy ve Yeşilköy örneğinde olduğu gibi Danamandıra halkı da kendi kaderini başkalarının insafına bırakamaz. Çünkü çevre mücadelelerinde sonuç alınmasını sağlayan en önemli unsur, yerel halkın kararlılığı ve örgütlü hareket edebilmesidir.

Belki de artık Danamandıra'da ve Çanta’da şu sorunun sorulmasının zamanı gelmiştir:

1- Köy halkı kendi hukuki mücadelesini yürütmek için ortak bir irade ortaya koyabilir mi?

2- Keşan örneğinde olduğu gibi İmece usulüyle oluşturulacak bir dayanışma fonu ile bağımsız bir hukuk ekibi veya avukat tutulabilir mi?

3- Köylüler, dava süreçlerinin yalnızca birkaç kişinin omzuna bırakılmadığı, herkesin katkı sunduğu bir mücadele modeli geliştirebilir mi?

Evet geliştirlebilir ve avukat tutulabilir. Örneğin bu konuda Çanta’da dayanışmanın tek bir alanda olması adına bir platform ya da dernek kurulması önerildi. Danamandıra özelinde ise bu talep çok kez değerlendirildi. Bunun için imece bir yardım fonu, dernek aidat ve bağış gelirlerinin arttırılması gibi yöntemler düşünüldü. Gerek muhtarla, gerek Dernek yetkilileri ile gerekse de Danamandıra köy kahvesinde halkla bu konu konuşuldu. Danamandıra için gerçekleştirilen mücadele’nin Danamandıra’dan merkeze taşınması ve organik temasların sağlanması gerektiğinin altı çizildi.Hatta gelen bazı bilgilere göre taş ocağı olarak açılacak ve kesilecek alanların köylü halk tarafından da kesilmeye başlandığı duyumu oldu.

Çünkü birçok başarılı çevre mücadelesinde görüldüğü gibi, hukuki süreçlerin güçlü şekilde takip edilmesi çoğu zaman belirleyici olmaktadır. Diğer taraftan Danamandıra Çevre Koruma Derneği'ne de önemli görevler düşmektedir.

Bir çevre mücadelesinin başarıya ulaşabilmesi için yalnızca dava açılması yeterli değildir. Sürecin düzenli olarak kamuoyuna aktarılması, şeffaf bir bilgilendirme mekanizmasının kurulması ve köy halkının gelişmelerden sürekli haberdar edilmesi gerekir.

Bu nedenle Danamandıra Çevre Koruma Derneği'nin öncü bir rol üstlenerek;

1- Devam eden dava süreçlerini,

2- Yapılan başvuruları, 3- Bilirkişi raporlarını,

4- Kurumsal görüşmeleri,

5- Resmî yazışmaları,

6- Yeni gelişmeleri,

düzenli ve şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşması büyük önem taşımaktadır. Bunları yaparken yapılacak tüm girişimlerin ve büyük emeğin kamuoyunda duyurulması noktasında resmi hesaplardan, resmi logo ve antetlerle yapılıyor olması kamuoyu nezdinde kanıtlayıcı bir etki olacaktır. Bilgi paylaşılmadığında söylentiler büyür; bilgi paylaşıldığında ise güven oluşur. Danamandıra'nın bugün ihtiyaç duyduğu şey yalnızca bir çevre mücadelesi değil; aynı zamanda güçlü bir toplumsal örgütlenmedir.

Köylüsüyle, derneğiyle, muhtarlığıyla, gazetecileriyle, çevrecileriyle, akademisyenleriyle ve duyarlı yurttaşlarıyla ortak bir mücadele zemini oluşturulamadığı sürece kalıcı sonuçlar almak zor olacaktır.

Keşan'dan gelen haberin en önemli mesajı da budur. Mücadele edenler kazandı.

Örgütlenenler sonuç aldı. Ses çıkaranlar duyuldu.

Danamandıra'nın ve Çanta’nın önündeki soru artık taş ocağı ya da çimento santrali değildir.

Asıl soru şudur:

Danamandıra ve Çanta kendi geleceğine sahip çıkmak için ne kadar örgütlü ve ne kadar kararlıdır?

Faysal Bulut – Silivri TV 

Yorumlar 0

Bu yazı için henüz onaylı yorum bulunmuyor. İlk yorumu siz yapın.

Faysal BULUT Diğer Köşe Yazıları