İstanbul’un Havası Alarm Veriyor: Kuzey Ormanları İçin Kritik Uyarı
İstanbul’da temmuz ayında bazı bölgelerde partikül madde kirliliğinde dikkat çekici artış yaşandı. İTÜ verilerine göre Sarıyer’de partikül madde kirliliği yüzde 76,37, Kumköy’de ise yüzde 64,51 oranında yükseldi. Kuzey Ormanları Savunması, artan kirliliğe karşı doğal alanların korunması çağrısında bulundu.
İstanbul’un hava kalitesine ilişkin açıklanan temmuz ayı verileri, kentin bazı bölgelerinde hava kirliliğinin ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) verilerine göre partikül madde kirliliğinin en fazla arttığı bölgeler Sarıyer ve Kumköy olurken, en yüksek kirlilik değerlerinin ölçüldüğü istasyonlar ise Sultangazi ve Kağıthane olarak öne çıktı.
İTÜ’den Prof. Dr. Hüseyin Toros, bazı istasyonlarda görülen belirgin artışların bölgesel hava kirliliği kaynaklarının halen devam ettiğine işaret ettiğini belirtti. Toros, kent genelindeki ortalama değerlerde düşüş yaşanmasının sevindirici olduğunu ancak Sarıyer ve Kumköy gibi bölgelerdeki ciddi sıçramaların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toros’a göre söz konusu artışlarda hafriyat faaliyetleri, yoğun yapılaşma, sanayi ve ulaşım gibi bölgesel kaynakların etkisi bulunuyor. Uzman, sürdürülebilir temiz hava için ulaşım, sanayi, enerji ve şehirleşme politikalarında çevre dostu ve kararlı adımlar atılması, toplu taşımanın güçlendirilmesi ve kentteki yeşil alanların artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Kuzey Ormanları Savunması: “İstanbul’un nefesi yok ediliyor”
Kuzey Ormanları Savunması ise hava kirliliğindeki artışa ilişkin yaptığı değerlendirmede, özellikle Sarıyer, Kumköy ve Arnavutköy hattındaki kirliliğin bölgedeki yoğun insan faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savundu.
Açıklamada, Kuzey Ormanları’nı tahrip eden 3. Köprü bağlantı yolları, taş ocakları, yoğun hafriyat trafiği ve kontrolsüz kentleşmenin bölgedeki doğal yapıyı ve hava kalitesini olumsuz etkilediği ileri sürüldü.
Kuzey Ormanları Savunması, hava kirliliğiyle mücadelede yalnızca yapay ve geçici önlemlerin yeterli olmayacağını belirterek, İstanbul’un kuzeyindeki ormanların, su havzalarının ve doğal ekosistemlerin bir bütün olarak korunması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, İstanbul’un kuzeyinde yeni mega projelerle doğal alanların daha fazla tahrip edilmesine karşı çıkılarak, Kanal İstanbul ve kuzey demiryolu hattı gibi projelerin iptal edilmesi çağrısında bulunuldu. Kuzey Ormanları’nın inşaat, madencilik ve benzeri orman dışı faaliyetlerden korunarak muhafaza ormanı ilan edilmesi gerektiği savunuldu.
Kuzey Ormanları Savunması açıklamasını, “Ormanları yok edip temiz hava bekleyemezsiniz. Kuzey Ormanları İstanbul’un nefesidir. Ranta değil, yaşama alan açın!” sözleriyle tamamladı.
Yorumlar 0