Dokunulmadan Çalınan Enstrümandan Zamansız Melodilere Beyoğlu’nda Sanat Rüzgârı Esecek
Attilâ İlhan’ın şiirlerinden Muhsin Ertuğrul’un tiyatro mirasına uzanan Beyoğlu kültürü, bugün farklı disiplinlerdeki sanat etkinlikleriyle yaşamaya devam ediyor.
Beyoğlu Sahne de bu kültürel mirası çağdaş sahne deneyimleriyle buluşturan programıyla sonbahar akşamlarına ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda 11 Ekim Pazar günü saat 20.00’de piyanist ve besteci Fırat Akarcalı 12 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’de ise müzik tarihinin en sıra dışı enstrümanlarından theremin, Peter Theremin ve Dengin Ceyhan’ın performansıyla sanatseverlerle buluşacak.
İstanbul’un kültür-sanat hayatında iz bırakan, şiirden tiyatroya ve sinemadan müziğe uzanan Beyoğlu’nun kültürel birikimi, Beyoğlu Sahne’de farklı sanat disiplinleri ve çağdaş sahne anlatımlarıyla yeniden yorumlanıyor.
Beyoğlu Sahne, ekim ayı programında geçmişin sanat hafızasını günümüzün yaratıcı sahne deneyimleriyle buluşturmaya devam ediyor. 11 Ekim Pazar günü saat 20.00’de piyanist ve besteci Fırat Akarcalı, “Rock & Pop Ballads Essentials” gecesiyle sahne alacak. 12 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’de ise enstrümanın mucidi Lev Sergeyevich Termen’in büyük torunu Peter Theremin, “A Journey Through the Theremin” performansıyla Dengin Ceyhan’ın piyano yorumuna eşlik edecek.
Piyano Tuşlarından Havaya Uzanan Bir Müzik Yolculuğu
Beyoğlu Sahne’nin 11 Ekim programında piyanist ve besteci Fırat Akarcalı, “Rock & Pop Ballads Essentials” gecesiyle sahne alacak. Senfonik düzenlemeleri, film ve sahne müzikleri ile piyano icrasıyla tanınan Akarcalı, kuşaklar boyunca dinlenen kült rock ve pop baladlarını kendine özgü piyano yorumuyla yeniden ele alacak. Performansa eşlik edecek aerial dans performansı ise müziği havada gerçekleşen koreografilerle görsel bir anlatıma taşıyacak.
Piyano ezgileri ve akrobatik dansın aynı sahnede buluşacağı performans, geçmişten bugüne uzanan sevilen rock ve pop baladlarına farklı bir yorum getirecek. Beyoğlu Sahne’nin tarihi atmosferinde gerçekleşecek gece, müzik ve hareketin bir arada olduğu özgün bir sahne deneyimi sunacak.
Dokunmadan Çalınan Theremin, Mum Işığında Sahneye Çıkıyor
Müzik tarihinin en sıra dışı enstrümanlarından theremin, 12 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’de Beyoğlu Sahne’nin tarihî atmosferinde sanatseverleri sıra dışı bir ses yolculuğuna çıkaracak. Enstrümanın mucidi Lev Sergeyevich Termen’in büyük torunu Peter Theremin, “A Journey Through the Theremin” performansıyla Dengin Ceyhan’ın piyano yorumuna eşlik edecek.
Bir asırdan uzun süredir müzik dünyasında kendine özgü yerini koruyan theremin, çalınma biçimiyle diğer enstrümanlardan ayrılıyor. Dünyanın ilk elektronik müzik enstrümanlarından biri olan theremin, sanatçının herhangi bir fiziksel temas kurmadan, ellerini enstrümanın antenleri çevresinde hareket ettirmesiyle çalınıyor. El hareketleri, elektromanyetik alan üzerinden sesin perdesi ve şiddeti üzerinde kontrol sağlıyor.
“A Journey Through the Theremin” performansında Peter Theremin, enstrümanın kendine özgü ses dünyasını farklı dönemlerden izler taşıyan bir repertuvarla sahneye taşıyacak. Sanatçının enstrümana temas etmeden, havada süzülen el hareketleriyle ortaya çıkardığı melodiler, binlerce mumun aydınlattığı sahnede Dengin Ceyhan’ın piyano yorumuyla buluşacak.
Sistine Şapeli’nden ilham alan mimarisi, taş duvarları ve freskleriyle dikkat çeken Beyoğlu Sahne’nin atmosferinde gerçekleşecek performans, theremin’in elektronik müzik tarihindeki öncü konumunu bugünün sahne deneyimiyle buluşturacak.
Temas edilmeden çalınan bir enstrümanın sesini merkeze alan gece, müzikle teknolojinin kesiştiği noktada ortaya çıkan sıra dışı bir deneyime dönüşecek. Peter Theremin’in performansı, hem theremin’in bir asırdan uzun süredir devam eden hikâyesine hem de bu benzersiz enstrümanın günümüzdeki yorumuna ışık tutacak.
11 ve 12 Ekim’de gerçekleşecek etkinliklerle Beyoğlu Sahne, bir yanda rock ve pop tarihinin unutulmayan baladlarını piyano ve aerial dansla yeniden yorumlarken, diğer yanda elektronik müziğin öncü enstrümanlarından theremin’i binlerce mumun ışığında sahneye taşıyacak. Farklı müzik türlerini ve performans disiplinlerini aynı programda buluşturan etkinlikler, Beyoğlu’nun geçmişten bugüne uzanan kültür-sanat kimliğine yeni bir soluk getirecek.
Yorumlar 0