İSLAMOFOBİ

0
1165

İslamofobi kelime anlamı olarak “İslam Korkusu (fobisi)” anlamına gelmektir. İslama karşı olan kişilerin Müslümanlardan korkması ile ortaya çıkmıştır.

İslamofobi ilk olarak 1991’de kullanılmış olup, 2001 11 Eylül saldırılarında gündeme gelmiştir. Günümüzde İslamofobi İslama karşı müslümanlara karşı yapılan bir ayrıcık olarak tanımlanabilir. İspanya’da Endülüs’ün İslam Devleti tarafından fethedilmesine kadar İslamofobinin bir geçmişi vardır. Haçlı seferlerine asker devşirmek isteyen kilise mensuplarının yapmış oldukları çeşitli propagandalar Hristiyanlıka karşı tehditler ve tehlikeler üzerinde oluşturulmuştur. İslamofobi, Müslümanlar ile Hrıstiyanlar arasındaki ilişkiler, zaman içerisinde azalmış iken günümüzde maksatlı hadiselerden dolayı yeniden popülarite kazanmıştır.

Bilhassa 11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilmiş olan İkiz Kuleler saldırısını yapan El-Kaide terörist grubununda İslam dini mensubu olduklarını göz önüne alan Batı dünyasında var olan ırkçı eğilimler daha çok İslam dinine artmaya başlamıştır.

Batı Dünyasında İslamofobi sözcüğü daha çok, Batılıların günlük hayatlarında Müslümanlar aleyhine sergiledikleri ön yargı ve tutumlar kastediliyor. Ayrımcılık ile Müslümanların iş ve çalışma hayatında karşılaştıkları bir takım zorluklar, İslam dinine mensup olan kişilere karşı yapılan saldırılar, Camilere ırkçı hareketler, eğitim ve sağlık gibi hizmet alımında maruz kaldıkları sıkıntılar ifade ediliyor.

İslam kelimesi sözlükte; teslim olmak, boyun eğmek, itaat etmek anlamlarına gelir. Allah Teala’nın emirlerine teslim olup itaat etmeğe dayanan bir görüşe sahip olan İslam dini gerçek Müslümanı “Başkasına ağzıyla, diliye hiç bir şekilde zarar vermeyen” diye tabir ediyor. İnsan hakları, demokrasi ve bütün inançlara karşı eşit yaklaşımı ile gurur duyan Avrupa’ya İslamofobi konusu üzerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Batılı devletlerin yapması gereken öncelikli iş İslamofobi olaylarına karşı gerekli olan bütün yasal düzenlemeleri getirmesi olmalıdır. Batı Dünyasının müslümanlara karşı yapmış olduğu böyle çirkin olaylara ses çıkarmaması kendini İnsan haklarını savunan ve demokratik gösteren Avrupanın kendine çeki düzen vermesi gerekli.

 

Batı’nın toplumsal hafızasında yer edinmiş olan İslam korkusu dikkate alındığında, İslamofobi’nin 11 Eylül saldırsından önce de var olduğu anlaşılıyor. İngiliz düşünce kuruluşu Runnymede Trust’ın 1997 yılında hazırladığı “İslamofobi, Hepimize Karşı Bir Meydan Okuma” adlı rapor ortaya koyuyor. Raporda, İslam korkusu ve karşıtlığının Batı ülkelerinde yüzyıllardır var olduğu belirtilirken son 20 yılda belirginleşerek, tehlikeli boyutlara ulaştığı ifade edilmektedir. Bu rapor ‘İslamofobi’ kelimesinin bir kavram olarak ilk defa kullanıldığı belge olma özelliği taşımaktadır.

İslamofobi korkusu Avrupa’da bir takım gelişmelere zemin hazırlamıştır. Bu olaylardan birkaçını şöyle açıklayabiliriz:
Fransa 5 milyonluk nüfus içinde yalnızca 2 bin kadının kullandığı burka için yasak getirirken, aynı yasağı Belçika, 30 Müslüman kadın için yapmıştır. İsviçre, ülkede minareli yalnızca dört cami olmasına rağmen referandum yaparak minareleri yasaklamıştır. 30 Eylül 2005 yılında, Kurt Westergaard tarafından çizilen ve Danimarka’nın Jyllands Posten gazetesinde yayımlanan karikatür, Hz. Muhammed’i bir terörist olarak ilan etmiştir. Hollanda’da Özgürlük Partisi’ni kuran aşırı sağcı Geert Wilders’e ait olan ‘Fitne’ isimli İslam’a hakaret eden kısa film, 27 Mart 2007 tarihinde internette yayımlanmıştır.

Batı’daki İslam korkusu, “İslamofobi” olarak kavramsallaşırken, bilhassa Samuel Huntington’ın 1993 yılında yayımlanan ‘Medeniyetler Çatışması’ makalesinin, konunun politik ve ideolojik zemine çekilmesinde son derece önemli bir rolü olduğu görülmektedir. Çünkü Soğuk Savaş’tan sonra günümüz politikalarının belirlenmesinde, politik ideolojilerin değil kimliklerin etkili olacağını iddia eden bu makale ile İslam korkusunun, ideolojik bir temelle, İslam düşmanlığına yani ‘anti-İslamizm’e dönüşeceği belirtmiştir.

El-kaide örgütünün gerçekleştirilmiş olduğu 11 Eylül saldırısı İslamofobinin gelişmesini sağlamıştır. El Kaide, cihat için yaptığını savunduğu bu saldırı ile İslam’ın barış ve hoşgörü dini olduğu algısını değiştirmiştir.

Yorumlar

Yorum